"Eğitimde Engellilik ve Şiddet" başlıklı 101. Aylık Değerlendirme Toplantısı 24 Mart 2026 tarihinde Yasemin Tüney moderatörlüğünde başladı.
Toplantıda öncelikle şiddetin tanımı ve kapsamı tartışılarak şiddetin yalnızca fiziksel boyutta olmadığı, psikolojik, duygusal ve sosyal yönleriyle de bireyleri etkilediği vurgulandı. Günlük yaşamın hemen her alanında şiddetin farklı biçimlerde varlık gösterdiği belirtildi. Bu bağlamda mobbing kavramı tanımlanarak, son dönemde yaygınlaştığına dikkat çekildi. Bireyleri etiketlemenin de bir şiddet türü olduğu ifade edildi.
Devamında, engellilerin toplum içindeki yeri ve karşılaştıkları genel sorunlar ele alındı. Okul çağındaki çocukların engelli bireylerle erken yaşta temas kurmasının, iletişimi geliştirmenin ve bilinçlendirme çalışmalarının geleceğini olumlu yönde etkileyeceği vurgulandı. Medyada engelli temsiline dikkat çekilerek özellikle çocuklara yönelik içeriklerde engellilerin gözardı edilmemesi gerektiği ifade edildi. Doğru temsilin önemi ve farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiği dile getirildi.
Eğitimde şiddet bağlamında engelli öğrencilerin karşılaştığı sorunlar değerlendirildi. Eğitim sürecinde öğrencilerin ders materyallerinden yoksun bırakılması, okul idaresi ve eğitimcilerin ön yargılı tutumları ile duygusal şiddet konuları ele alındı. Engelli bireylerin haklarını öğrenmelerinin ve hak arama bilinci geliştirmelerinin önemi vurgulandı.
İletişim boyutunda, engellilerle doğrudan iletişim kurmaktan kaçınmanın da bir tür şiddet olduğu belirtildi. Ötekileştirici ifadeler, yok sayma, görmezden gelme ve iletişime kapalı olma gibi davranışların engelli bireyler üzerinde ciddi etkiler oluşturduğu ifade edildi. Ayrıca, engelli eğitimcilere yönelik incitici ve ötekileştirici yönlendirmelerin bireylerde aşağılanmışlık hissine yol açtığı söylendi.
Eğitim kurumlarında engelli öğrencilere yönelik şiddet örnek olaylar üzerinden değerlendirildi.
Akran zorbalığı konusu ayrıca ele alınarak artış nedenleri ve engelli bireyler üzerindeki etkileri değerlendirildi. Ailelerin korumacı tutumlarının akran zorbalığını tetikleyebileceği belirtilerek eğitimcilerin tutumlarının belirleyici rol oynadığı vurgulandı. Akran zorbalığının okuldan uzaklaşma, başarısızlık, kaygı bozukluğu ve okul nefreti gibi sonuçlara yol açabileceği ifade edildi. Velilerin engelli öğretmenlere yönelik önyargılı tutumları da değerlendirildi.
Şiddetin birey üzerindeki etkileri kapsamında, psikolojik şiddetin beden sağlığı üzerinde de olumsuz etkiler bırakabileceği vurgulandı. Duygusal şiddet içeren söylemler, incitici üslup ve hakların küçümseyici şekilde dile getirilmesinin ayrı bir sorun olduğu ifade edildi.
Son olarak, şiddetle mücadele yöntemlerine değinilerek fiziksel şiddet durumlarında izlenmesi gereken hukuki yollar değerlendirildi. Çekimser kalınmaması gerektiği vurgulandı. Duygusal ve fiziksel şiddetle baş etme yöntemleri kapsamında; iletişim kurma, sorunları konuşarak çözme, günlük tutma, öz eleştiri yapma ve teknolojik araçlardan yararlanma gibi yöntemler ele alındı. Doğru zamanda, doğru yerde, doğru tepki vermenin önemi ifade edildi. Ayrıca, engelli okullarının engelli öğrencilerin eğitimi noktasında kurumların daha kapsayıcı ve destekleyici bir yaklaşım benimsemesi gerektiği vurgulandı. Toplantı, genel değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Siz de aylık online değerlendirme toplantılarımızda konuşulmasını istediğiniz bir konuda gündem önerisinde bulunmak için, gündem öneri formunu kullanabilirsiniz